Kısırlık Çeşitleri Nelerdir?

Kısırlık çeşitleri, çiftler için stres kaynağı olabilir. Kısırlık, primer ve sekonder olarak iki gruba ayrılır ve çeşitli alt kategorilere sahiptir. Kadınlarda ovulasyon bozuklukları, tüplerle ilgili sorunlar, rahim kaynaklı kısırlık gibi çeşitler bulunurken; erkeklerde oligospermi, astenospermi, teratospermi gibi durumlar görülebilir. Tedavi yöntemleri, kısırlık türüne bağlı olarak değişir ve hormonal tedavilerden cerrahi müdahalelere kadar uzanabilir. Doğru tanı ve tedavi ile birçok kısırlık türü başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Evlat edinme de alternatif bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Kısırlık Çeşitleri Nelerdir? Türleri ve Nedenleri
Kısırlık Çeşitleri denildiğinde en temel ayrım primer ve sekonder infertilitedir. Primer infertilite, daha önce hiç gebelik oluşmamış olması; sekonder infertilite ise geçmişte en az bir gebelik yaşanmasına rağmen yeniden gebelik elde edilememesidir. Bunun yanında kısırlık, altta yatan nedene göre kadın faktörü, erkek faktörü, her iki partnerde sorun bulunan kombine faktör ve standart incelemelerde belirgin neden bulunamayan açıklanamayan infertilite şeklinde de ele alınabilir. Bu sınıflamalar “kim daha kısır?” demek için değil, hangi testlerin yapılacağını ve hangi tedavilerin değerlendirileceğini belirlemek için kullanılır.
Kısırlık Nedir?
Kısırlığın tıbbi adı infertilitedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), infertiliteyi düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 12 ay veya daha uzun sürede gebelik elde edilememesi olarak tanımlar. WHO ayrıca infertilitenin kadın veya erkek üreme sisteminden kaynaklanabileceğini belirtir.
Bu tanım herkes için “12 ay mutlaka bekleyin” anlamına gelmez. Yaş, adet düzensizliği veya bilinen üreme sorunlarında değerlendirme daha erken başlayabilir. Kısırlığın türünü anlamak, hangi test ve tedavilerin gündeme geleceğini belirlemeye yardımcı olur.
Primer Kısırlık Nedir?
Primer infertilite, daha önce hiç gebelik oluşmamış olması durumudur. WHO’nun güncel tanımı da primer infertiliteyi kişinin daha önce hiç gebelik elde edememiş olması şeklinde açıklar.
Primer kısırlık “hiç çocuk doğurmamış olmak” ile tamamen aynı değildir; tıbbi sınıflamada daha önce gebelik oluşup oluşmadığı önemlidir. Bu nedenle düşük veya dış gebelik gibi geçmiş gebelikler de doktora söylenmelidir.
Primer infertilitenin altında yumurtlama bozuklukları, tüp veya rahim sorunları, endometriozis; erkekte ise sperm ve hormonal sorunlar gibi birçok neden bulunabilir. Yani “primer kısırlık” hastalığın nedenini değil, daha önce gebelik oluşmadığını anlatır.
Sekonder Kısırlık Nedir?
Sekonder infertilite, geçmişte en az bir gebelik oluşmuş olmasına rağmen daha sonra yeniden gebelik elde edilememesidir. Daha önce sağlıklı bir çocuğu olan kişilerde de sekonder kısırlık görülebilir.
“Bir kere çocuk olduysa tekrar da olur” düşüncesi doğru değildir. Doğurganlık yıllar içinde değişebilir; yaş, yeni gelişen yumurtlama veya tüp sorunları, endometriozis, rahim hastalıkları ya da sperm değerlerindeki değişiklikler gebeliği zorlaştırabilir. Kadın yaşının doğurganlık açısından önemli bir belirleyici olduğu da ASRM tarafından özellikle vurgulanmaktadır.
İlk gebeliğin kolay oluşması, sonraki gebeliğin de mutlaka kolay olacağı anlamına gelmez.
Primer ve sekonder infertilitenin farkı aşağıdaki gibi özetlenebilir:
| Kısırlık türü | Temel anlamı | Nedenleri aynı olabilir mi? |
|---|---|---|
| Primer infertilite | Daha önce hiç gebelik oluşmamıştır | Evet |
| Sekonder infertilite | Geçmişte en az bir gebelik oluşmuş, ancak yeniden gebelik elde edilemiyordur | Evet |
| Kadın faktörü | Kadın üreme sisteminde gebeliği etkileyen bir neden bulunur | Primer veya sekonder olabilir |
| Erkek faktörü | Erkek üreme sisteminde doğurganlığı etkileyen bir neden bulunur | Primer veya sekonder olabilir |
| Kombine faktör | Her iki partnerde de doğurganlığı etkileyen sorun bulunur | Primer veya sekonder olabilir |
| Açıklanamayan infertilite | Standart değerlendirmede belirgin neden gösterilemez | Primer veya sekonder olabilir |
Kadın Kaynaklı Kısırlık Çeşitleri Nelerdir?

“Kısırlık çeşidi” günlük dilde bazen neden anlamında da kullanılır. Kadın faktörüne bağlı infertilitede sorun yumurtalıklardan, tüplerden, rahimden veya hormon sisteminden kaynaklanabilir. WHO da kadın infertilitesinin bu bölgelerdeki farklı sorunlarla ilişkili olabileceğini belirtmektedir.
Yumurtlama Sorunlarına Bağlı Kısırlık
Yumurtanın düzenli olarak gelişmemesi veya yumurtlamanın gerçekleşmemesi gebeliği zorlaştırabilir. Polikistik over sendromu (PCOS) bu grupta değerlendirilen nedenlerden biridir. Çok düzensiz adetler veya uzun süre adet görememe yumurtlama problemi açısından değerlendirme gerektirebilir.
Tüplere Bağlı Kısırlık
Fallop tüpleri yumurta ile spermin buluşmasında önemli rol oynar. Tüplerin birinde veya her ikisinde tıkanıklık ya da hasar olması doğal gebelik ihtimalini etkileyebilir. WHO; tedavi edilmemiş bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, pelvik enfeksiyonlar ve karın-pelvis bölgesi ameliyatlarının tüp hasarıyla ilişkili olabileceğini belirtmektedir.
Rahim ve Endometriozis Kaynaklı Sorunlar
Rahim boşluğunu etkileyen bazı miyomlar, yapısal bozukluklar ve endometriozis doğurganlığı etkileyebilir. Her miyom veya her endometriozis vakası kısırlık yapmaz. Sorunun yeri, büyüklüğü, yaygınlığı ve kişinin diğer doğurganlık özellikleri birlikte değerlendirilir.
Yaş ve Yumurtalık Rezervi
Kadın doğurganlığında yaş çok önemli bir etkendir. ASRM, kadın yaşını doğurganlık açısından en önemli öngörücülerden biri olarak değerlendirir. Yumurtalık rezervi testleri ise infertilite değerlendirmesine yardımcı olabilir; ancak tek başına “hamile kalabilir” veya “hamile kalamaz” şeklinde kesin sonuç vermez.
Erkek Kaynaklı Kısırlık Çeşitleri Nelerdir?
Erkek infertilitesi yalnızca “sperm azlığı” değildir. WHO’ya göre erkek üreme sisteminde sperm taşıyan kanallardaki tıkanıklıklar, hormonal bozukluklar ve testislerin sperm üretimini etkileyen sorunlar infertiliteye yol açabilir.
Erkek faktörü değerlendirilirken özellikle şu durumlar araştırılabilir:
- sperm sayısının düşük olması,
- sperm hareketliliğinin yetersiz olması,
- sperm şekil bozuklukları,
- menide hiç sperm bulunmaması yani azospermi,
- varikosel,
- sperm kanallarında tıkanıklık,
- hormonal veya bazı genetik sorunlar,
- boşalma ve cinsel işlev problemleri.
İlk temel testlerden biri semen analizi yani spermiyogramdır. AUA/ASRM kılavuzu, erkek değerlendirmesinde üreme öyküsüyle birlikte bir veya daha fazla semen analizinin kullanılmasını önerir. Ayrıca kadın ve erkek partnerin mümkün olduğunca aynı dönemde değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.
Tek bir sperm sonucunun kötü çıkması da otomatik olarak kalıcı kısırlık anlamına gelmez. Semen değerleri örnekten örneğe değişebilir ve özellikle ilk test anormalse tekrar semen analizi gerekebilir.
Kombine Kısırlık Ne Demektir?
Bazen yalnızca kadında veya yalnızca erkekte değil, her iki partnerde de gebelik ihtimalini etkileyebilecek faktörler bulunur. Buna pratikte kombine veya birlikte bulunan infertilite faktörleri denebilir.
Örneğin kadında yumurtlama sorunu varken erkekte sperm hareketliliği düşük olabilir. Başka bir çiftte kadının yaşı önemli bir faktörken erkeğin sperm sayısı da düşük olabilir.
AUA/ASRM, infertilitenin erkek faktörü, kadın faktörü veya ikisinin kombinasyonundan kaynaklanabileceğini ve bu nedenle iki partnerin paralel değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirtmektedir.
Kısırlık değerlendirmesi “sorun kimde?” diye suçlu aramak için değil, gebeliği zorlaştıran faktörleri bulmak için yapılır.
Açıklanamayan Kısırlık Nedir?

Bazı çiftlerde standart testler yapılmasına rağmen gebeliğin neden oluşmadığı açık biçimde gösterilemez. Bu durum açıklanamayan infertilite olarak adlandırılır. WHO da infertilitenin bazı kişilerde açıklanamayan faktörlerle ilişkili olabileceğini belirtmektedir.
Bu tanı “hiçbir problem yok” anlamına gelmez. Daha doğru anlatımla, mevcut standart değerlendirmelerde belirgin bir neden bulunamamıştır. ASRM’nin açıklanamayan infertilite kılavuzunda tipik değerlendirmede en az bir tüpün açık olduğunun, yumurtlamanın ve yeterli hareketli sperm içeren semen analizinin gösterilmesi gibi temel incelemelerden söz edilir.
Açıklanamayan infertilitede tedavi de yaşa, gebelik deneme süresine ve çiftin özelliklerine göre planlanır. Bazı çiftlerde yumurtalık uyarımıyla aşılama, bazı durumlarda ise tüp bebek gibi seçenekler değerlendirilebilir. Herkese aynı sıra uygulanmaz.
“Geçici” ve “Kalıcı Kısırlık” Ayrımı Doğru mu?
İnternette kısırlık çeşitleri anlatılırken “geçici kısırlık” ve “kalıcı kısırlık” şeklinde kesin iki grup görebilirsiniz. Ancak WHO’nun temel sınıflamasında infertilite primer ve sekonder olarak ayrılır; neden açısından da erkek, kadın veya açıklanamayan faktörlerden söz edilir.
Bazı doğurganlık sorunları gerçekten düzeltilebilir olabilir. Örneğin belirli yumurtlama problemleri, bazı hormonal bozukluklar veya seçilmiş erkek faktörleri tedaviyle değişebilir. Buna karşılık bazı durumlarda doğal gebelik ihtimali ciddi biçimde azalabilir ve yardımcı üreme yöntemleri gerekebilir. WHO’nun 2025 infertilite kılavuzu da tanı ve tedavinin altta yatan duruma göre kişiselleştirilmesini esas alır.
Fakat nedeni bulunamayan kısırlığa “kalıcı kısırlık” demek doğru değildir. Aynı şekilde tek bir kötü test sonucu üzerinden kişinin ömür boyu çocuk sahibi olamayacağı sonucuna varılamaz. Kısırlığın türü ile hastalığın nedeni ve tedavi edilebilirliği aynı kavram değildir.
Kısırlık Türü Nasıl Anlaşılır?

Kısırlığın hangi gruba girdiğini anlamak için yalnızca kadına test yapmak yeterli değildir. ASRM, değerlendirmede kadının yumurtlama durumu ile rahim ve tüplerinin incelenmesini, erkek partner için de semen değerlendirmesi yapılmasını önerir.
İlk değerlendirmede genellikle şu bilgiler önem taşır:
- Daha önce gebelik oluşup oluşmadığı,
- Ne kadar süredir korunmasız ilişki olduğu,
- Kadının yaşı ve adet düzeni,
- Geçirilmiş ameliyatlar ve enfeksiyonlar,
- Bilinen endometriozis, tüp veya rahim hastalıkları,
- Erkeğin üreme sağlığı öyküsü ve semen analizi,
- Kullanılan ilaçlar ve bazı yaşam tarzı etkenleri.
Bunların sonucunda primer veya sekonder infertilite tanımı yapılabilir ve asıl nedenin kadın, erkek, kombine ya da açıklanamayan faktörlerle ilişkili olup olmadığı araştırılır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
ASRM’ye göre bilinen başka bir sorun yoksa kadın 35 yaşın altındaysa 12 ay, 35 yaş ve üzerindeyse yaklaşık 6 ay düzenli korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmadığında değerlendirmeye başlanmalıdır. Kadın 40 yaşın üzerindeyse daha erken değerlendirme uygun olabilir.
Adetlerin çok düzensiz olması, hiç adet görememe, bilinen endometriozis veya tüp hastalığı, erkek partnerde bilinen infertilite problemi ya da doğurganlığı etkileyebilecek bir sağlık öyküsü varsa belirtilen süreleri beklemek gerekmeyebilir.
Kadın için Kadın Hastalıkları ve Doğum, erkek için Üroloji veya Androloji değerlendirmesi gündeme gelebilir. En önemli nokta, problemi yalnızca bir partnere yüklemeden çifti birlikte değerlendirmektir.

Kısırlık Çeşitleri en temel anlamıyla primer ve sekonder infertilite olarak ikiye ayrılır. Primer infertilitede daha önce gebelik oluşmamıştır; sekonder infertilitede ise geçmişte en az bir gebelik yaşanmasına rağmen yeniden gebelik elde edilememektedir.
Bunun yanında infertilitenin nedeni kadın faktörü, erkek faktörü, her iki partneri ilgilendiren kombine faktör veya açıklanamayan infertilite şeklinde değerlendirilebilir. Bunlar birbirinin alternatifi değildir; bir kişi örneğin sekonder infertilite yaşarken aynı zamanda erkek faktörü veya kadın faktörü saptanabilir.
Bu yüzden “hangi kısırlık türüne sahibim?” sorusunun doğru cevabı tek bir internet testiyle değil, gebelik öyküsü ve kadın-erkek değerlendirmesinin birlikte yapılmasıyla verilir.


Kadın ve erkek faktörüne bağlı kısırlık türleri arasında teşhis sürecinin zorlayıcı olabileceğinden bahsedilmiş, acaba hangi testler daha sık uygulanıyor ve hangileri daha zahmetli oluyor bilen var mı?