Kısırlık Ve Myoma Uteri İlişkisi

Myomlar uterusun düz kas hücrelerinden gelişen iyi huylu tümörlerdir ve kısırlıkla ilişkilendirilebilir. Submüköz myomlar kısırlığa neden olabileceği düşünülmektedir, özellikle menoraji, dismenore ve kısırlık gibi sorunlara sebep olabilir. Submüköz myomlar, gebelik kayıplarından postpartum kanamalara kadar çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Ayrıca döllenmiş ovumun implantasyonunu engelleyerek kısırlığa sebep olabilirler. İntramural ve submuköz myomlar aynı zamanda ovum ve sperm hareketliliğini bozarak implamantasyonu etkileyebilir. Sonuç olarak, uterusun kavitesini etkileyen submüköz myomların kısırlığa neden olabileceği kabul edilmektedir.
Kısırlık Ve Myoma Uteri İlişkisi
Kısırlık ve myoma uteri ilişkisi, miyomun yalnızca varlığına bakılarak açıklanabilecek kadar basit değildir. Rahimde miyom bulunması, doğrudan kısırlık tanısı anlamına gelmez. Miyomların doğurganlık üzerindeki etkisini belirleyen temel unsurlar; yerleşim yeri, rahim boşluğunu bozup bozmadığı, boyutu, sayısı ve eşlik eden diğer üreme sorunlarıdır.
Özellikle rahim iç boşluğuna doğru büyüyen miyomlar, embriyonun tutunmasını zorlaştırabilir. Rahmin dış yüzeyine doğru gelişen küçük miyomların ise doğurganlık üzerinde belirgin bir etkisi olmayabilir. Bu nedenle gebelik isteyen her kadında miyom ameliyatı yapılması doğru bir yaklaşım değildir.
Tedavi kararı; yaş, yumurtalık rezervi, şikâyetler, miyomun özellikleri ve çiftin diğer infertilite bulguları birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Myoma Uteri Nedir?

Myoma uteri; rahmin kas tabakasından gelişen, çoğunlukla iyi huylu tümörleri ifade eden tıbbi terimdir. Uterin miyom, leiomyom veya fibroid olarak da adlandırılır. Miyomlar tek olabileceği gibi rahmin farklı bölgelerinde birden fazla sayıda da gelişebilir.
Miyomların büyümesinde östrojen ve progesteron gibi üreme hormonlarının etkili olduğu düşünülür. Üreme çağında daha sık görülmeleri, gebelik sırasında büyüyebilmeleri ve menopozdan sonra çoğunlukla küçülmeleri hormonal ilişkiyi destekler.
Miyomların önemli bir bölümü belirti oluşturmaz. Rutin jinekolojik muayene veya ultrason sırasında tesadüfen saptanabilir. Belirti oluştuğunda yoğun adet kanaması, kasık ağrısı, karında baskı, sık idrara çıkma ve üreme sorunları görülebilir.
Miyom Türleri Nelerdir?
Miyomlar rahimde bulundukları bölgeye göre sınıflandırılır. Doğurganlığa etkileri açısından en önemli özelliklerden biri bu yerleşimdir.
- Submukozal miyom: Rahim boşluğuna doğru büyür ve endometriumun şeklini bozabilir.
- İntramural miyom: Rahmin kas tabakası içerisinde gelişir.
- Subserozal miyom: Rahmin dış yüzeyine doğru büyür.
- Saplı miyom: İnce bir doku bağlantısıyla rahme tutunur ve içe ya da dışa doğru uzanabilir.
- Servikal miyom: Rahim ağzında gelişir ve nadir görülür.
Aynı büyüklükteki iki miyomun doğurganlık üzerindeki etkisi farklı olabilir. Örneğin rahim boşluğuna uzanan küçük bir submukozal miyom, dış yüzeyde bulunan daha büyük bir subserozal miyomdan daha önemli olabilir.
Kısırlık Ve Myoma Uteri İlişkisi Nasıldır?
Kısırlık ve myoma uteri ilişkisi değerlendirilirken rahimde miyom görülmesi tek başına yeterli değildir. Miyomu bulunan birçok kadın doğal yolla hamile kalabilir ve sağlıklı bir gebelik geçirebilir. Ayrıca infertilite yaşayan bir kadında miyomla birlikte yumurtlama, tüpler veya erkek faktörüne ait başka bir sorun bulunabilir.
Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Koleji, miyomların kısırlığa yol açabildiğini ancak infertilitenin diğer nedenlerinin daha yaygın olduğunu belirtir. Miyom kısırlığın nedeni kabul edilmeden önce diğer faktörlerin de araştırılması gerekir.
Dünya Sağlık Örgütüne göre kısırlık, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 12 ay veya daha uzun sürede gebelik elde edilememesidir. Bu durum yumurtalık, tüpler, rahim, hormon sistemi veya erkek üreme sisteminden kaynaklanabilir.
Miyomlar Gebe Kalmayı Nasıl Etkileyebilir?
Miyomlar yerleşimlerine ve boyutlarına bağlı olarak gebeliğin oluşma sürecini farklı mekanizmalarla etkileyebilir:
- Rahim iç boşluğunun biçimini değiştirerek embriyo implantasyonunu zorlaştırabilir.
- Endometriumun kanlanmasını ve embriyoya verdiği biyolojik yanıtı etkileyebilir.
- Rahim kasılmalarını değiştirerek sperm veya embriyo hareketini olumsuz etkileyebilir.
- Büyük miyomlar fallop tüplerinin rahme açıldığı bölgeye baskı yapabilir.
- Rahim ağzına yakın miyomlar spermin rahim içine ilerlemesini güçleştirebilir.
- Rahim yapısındaki belirgin bozulma, bazı hastalarda gebeliğin devamını etkileyebilir.
Bu mekanizmaların her hastada ortaya çıkmadığı unutulmamalıdır. Miyomun büyüklüğü tek başına doğurganlık üzerindeki etkiyi göstermez.
Hangi Miyomlar Kısırlık Açısından Daha Önemlidir?
Rahim boşluğunun biçimini bozan submukozal miyomlar, doğurganlıkla en güçlü ilişkilendirilen miyom türüdür. Rahim boşluğuna uzanan intramural miyomlar da embriyonun tutunacağı alanı etkileyebilir.
Rahim boşluğunu bozmayan intramural miyomların etkisi daha tartışmalıdır. Boyut, endometriuma olan mesafe ve miyom sayısı dikkate alınsa da herkese uygulanabilecek kesin bir sınır bulunmamaktadır.
Subserozal miyomların ise çoğunlukla rahim boşluğuyla bağlantısı yoktur. Belirti oluşturmayan ve rahim anatomisini ciddi ölçüde değiştirmeyen subserozal miyomların çıkarılmasının doğurganlığı artırdığına dair yeterli kanıt bulunmamaktadır.
| Miyom türü | Rahimdeki konumu | Doğurganlığa olası etkisi |
|---|---|---|
| Submukozal | Rahim boşluğuna doğru büyür | İmplantasyonu etkileyebilir; önemi daha yüksektir |
| İntramural | Rahim kas tabakasındadır | Boşluğu bozuyorsa etkisi artabilir |
| Subserozal | Rahmin dışına doğru büyür | Çoğunlukla doğurganlığa etkisi sınırlıdır |
| Servikal | Rahim ağzında bulunur | Sperm geçişini veya tedavi işlemlerini zorlaştırabilir |
| Büyük ve çok sayıda miyom | Rahmin farklı bölgelerinde gelişir | Rahim anatomisini ve tedavi planını etkileyebilir |
Miyomların Belirtileri Nelerdir?

Miyomların büyük bölümü herhangi bir yakınmaya neden olmaz. Belirtiler miyomun konumu, sayısı ve büyüklüğüyle ilişkili olarak değişebilir.
Görülebilecek başlıca belirtiler şunlardır:
- Uzun süren veya yoğun adet kanaması
- Adet döneminde şiddetli kramplar
- Kansızlık, halsizlik ve çabuk yorulma
- Kasık, bel veya karın bölgesinde ağrı
- Cinsel ilişki sırasında ağrı
- Karında dolgunluk veya baskı hissi
- Sık idrara çıkma
- Kabızlık
- Gebe kalmakta güçlük
- Tekrarlayan gebelik kayıpları
Yoğun adet kanamasına bağlı gelişen demir eksikliği anemisi, gebelik planından önce tedavi edilmelidir. Bununla birlikte bu belirtilerin hiçbiri yalnızca miyomlara özgü değildir.
Miyom Tanısı Nasıl Konulur?
Miyomlar jinekolojik muayene sırasında rahmin büyük veya düzensiz hissedilmesiyle fark edilebilir. Tanının doğrulanmasında çoğunlukla pelvik veya transvajinal ultrason kullanılır.
Kısırlık değerlendirmesinde miyomun yalnızca çapı değil, rahim boşluğuyla ilişkisi de incelenmelidir. Gerektiğinde şu yöntemlerden yararlanılabilir:
- Transvajinal ultrason
- Salin infüzyon sonografisi
- Rahim filmi
- Histeroskopi
- Manyetik rezonans görüntüleme
- Üç boyutlu ultrason
Histeroskopi, ince bir kamera yardımıyla rahim boşluğunun doğrudan incelenmesini sağlar. Submukozal miyomların tanısında ve uygun hastalarda çıkarılmasında kullanılabilir.
Kısırlık Araştırması Yalnızca Miyomla Sınırlı Kalır mı?
Hayır. Miyom saptansa bile çiftin temel infertilite değerlendirmesi tamamlanmalıdır. Miyomu kısırlığın tek nedeni kabul etmek, yaş veya yumurtalık rezervi gibi daha önemli faktörlerin gözden kaçmasına yol açabilir.
Değerlendirme genellikle şunları içerir:
- Adet düzeni ve yumurtlama değerlendirmesi
- Yumurtalık rezervinin incelenmesi
- Fallop tüplerinin açıklığının araştırılması
- Rahim boşluğunun değerlendirilmesi
- Erkek partnerde spermiogram
- Yaş, gebelik geçmişi ve infertilite süresinin incelenmesi
Özellikle 35 yaş ve üzerindeki kadınlarda cerrahi kararı verilirken ameliyat ve iyileşme sürecinin gebelik tedavisini geciktirebileceği hesaba katılmalıdır.
Miyom Tedavisi Kısırlığı Giderir mi?

Miyomun çıkarılması her hastada doğal gebelik veya tüp bebek başarısını artırmaz. Tedavi kararı verilirken miyomun rahim boşluğunu bozup bozmadığı, belirtiler, önceki düşükler ve başka bir kısırlık nedeninin bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Amerikan Üreme Tıbbı Derneğinin rehberine göre rahim boşluğunu bozan submukozal veya submukozal bileşeni bulunan intramural miyomlarda miyomektomi gebelik oranlarını iyileştirmek amacıyla düşünülebilir. Buna karşılık belirti vermeyen ve rahim boşluğunu bozmayan miyomlarda yalnızca gebelik şansını artırmak için rutin ameliyat genellikle önerilmez. ASRM miyom ve doğurganlık rehberi
Miyomektomi Nedir?
Miyomektomi, rahim korunarak yalnızca miyomların çıkarıldığı ameliyattır. Uygulanacak yöntem miyomun konumuna, sayısına ve büyüklüğüne göre belirlenir.
- Rahim boşluğundaki miyomlar histeroskopik yöntemle çıkarılabilir.
- Rahim duvarındaki veya dışındaki uygun miyomlarda laparoskopi uygulanabilir.
- Büyük, derin veya çok sayıdaki miyomlarda açık ameliyat gerekebilir.
Miyomektomi sonrasında rahim duvarının iyileşmesi için belirli bir süre beklenmesi istenebilir. Bekleme süresi ameliyatın derinliğine ve yöntemine göre değiştiğinden herkes için geçerli tek bir süre yoktur.
Ameliyatın kanama, enfeksiyon, yapışıklık ve rahimde yara dokusu gibi riskleri bulunur. Yeni miyomlar da ilerleyen yıllarda gelişebilir. Bu nedenle olası fayda ile cerrahi riskler dengelenmelidir.
İlaçlar Miyom Kaynaklı Kısırlığı Tedavi Eder mi?
Bazı ilaçlar kanamayı azaltabilir veya miyomları geçici olarak küçültebilir. Ancak ilaç tedavileri çoğunlukla doğrudan kısırlığı gidermek amacıyla kullanılmaz. Bazı hormonal tedaviler kullanıldıkları dönemde yumurtlamayı veya gebelik oluşumunu engelleyebilir.
İlaçlar ameliyat öncesinde miyom hacmini ve kanamayı azaltmak ya da şikâyetleri kontrol etmek için seçilebilir. Gebelik isteyen kişilerde tedavinin üreme planıyla uyumlu olması gerekir.
Miyom Embolizasyonu Gebelik İsteyenlere Uygun mudur?
Uterin arter embolizasyonunda miyomu besleyen damarların kan akımı azaltılır. Rahmin ve yumurtalıkların kanlanması üzerindeki olası etkiler nedeniyle, gelecekte gebelik isteyen kişilerde ilk tercih çoğunlukla bu yöntem değildir.
Doğurganlığını korumak isteyen hastalarda embolizasyon kararı, girişimsel radyoloji ve üreme sağlığı konusunda deneyimli uzmanların ortak değerlendirmesiyle verilmelidir.
Miyomlar Tüp Bebek Başarısını Etkiler mi?
Rahim boşluğunu bozan miyomlar, embriyo transferi öncesinde özel olarak değerlendirilir. Bu miyomlar embriyonun yerleşebileceği alanı azaltabilir ve klinik gebelik olasılığını etkileyebilir.
Rahim boşluğunu bozmayan küçük intramural miyomların tüp bebek sonuçlarına etkisine ilişkin araştırmalar birbiriyle tam olarak uyumlu değildir. Bu nedenle ameliyat kararı yalnızca miyomun çapına dayanmaz. Yaş, yumurtalık rezervi, önceki başarısız transferler ve cerrahinin oluşturacağı gecikme birlikte değerlendirilir.
Büyük veya çok sayıdaki miyomlar yumurta toplama işlemi sırasında yumurtalıklara ulaşmayı güçleştiriyorsa, rahim boşluğunu bozmasa bile ameliyat seçeneği gündeme gelebilir.
Miyom Varken Hamile Kalınabilir mi?
Evet. Miyomu olan birçok kadın doğal yolla veya üremeye yardımcı tedavilerle hamile kalabilir. Gebelik olasılığı, miyomdan bağımsız olarak kadın yaşı, AMH, yumurtlama düzeni, tüplerin durumu ve sperm değerlerinden de etkilenir.
Gebelik öncesinde değerlendirme yapılması; rahim boşluğunu bozan miyomların belirlenmesine, kansızlığın düzeltilmesine ve gebelik sırasında gerekebilecek takibin planlanmasına yardımcı olur. Miyomların gebelikte büyüyebileceği unutulmamalı, ancak her miyomun komplikasyon oluşturacağı düşünülmemelidir.

Kısırlık ve myoma uteri ilişkisi, miyomun varlığından çok rahimdeki konumu ve boşluğun yapısı üzerindeki etkisiyle belirlenir. Submukozal ve rahim boşluğunu bozan intramural miyomlar gebeliğin oluşmasını etkileyebilirken, küçük subserozal miyomlar çoğu zaman önemli bir infertilite nedeni değildir.
Her miyomun ameliyat edilmesi gebelik şansını artırmaz. Doğru yaklaşım; miyom özellikleri, kadın yaşı, yumurtalık rezervi, tüpler ve sperm sonuçlarını birlikte değerlendirerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturmaktır.

